logo

Şefaatli'ye Hoşgeldiniz.
Tarih: 08-17-2017
Saat: 08:44

Rss
Site Map Contacts anasayfa
Anasayfa » Haber » Has Parti Yozgat’ta
Reklam

HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, seçim kampanyası döneminde siyasi partilerin kullandıkları üslubu eleştirerek, ”Bu seçim kampanyasında hem üslubuyla, hem siyasetteki yöntemiyle, hem ortaya koyduğu fikirleriyle Has Parti’nin farklılığı, diğer partilerden ayrıcalığı ortaya çıkmıştır” dedi.
Kurtulmuş, partisinin Yozgat Cumhuriyet Alanı’nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, yeni anayasanın halk tarafından yapılacağını belirtti.
Yaklaşık 2 aydır Türkiye’nin her yerini dolaştıklarını belirten Kurtulmuş, kısa sürede kurulmasına karşılık halkın HAS Parti’yi umut olarak gördüğünü söyledi.
”Seçim kampanyasını geride bırakıyoruz. Bu seçim kampanyasında hem üslubuyla, hem siyasetteki yöntemiyle, hem ortaya koyduğu fikirleriyle HAS Partinin farklılığı, diğer partilerden ayrıcalığı ortaya çıkmıştır” diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
”İktidar ve ana muhalefet liderleri özellikle meydanlarda birbirlerine hakaret ederken, birbirlerine küfür ederken, birbirlerini aşağılamaya çalışırken bütün bu kampanya boyunca ne benim ne de milletvekili adayı olan arkadaşlarımızın ağzından bir tek parti hakkında ne hakaret, ne aşağılama, ne küfür, ne yalan, ne iftira çıkmıştır. Birinci farkımız budur. HAS Parti sadece sözlü olarak söylemiyor bunları, yazılı metinler halinde ortaya koyuyor. Türkiye’ye ne vaat ettiğini, Türkiye’ye neyi getireceğini, hep beraber siyasette nasıl bir yol alacağımızı ortaya koyuyor. Reformlar konusunda iktidar partisi siyasi ve hukuki raporları yapıyormuş gibi davranıyor, HAS Parti ise reformların ne olması gerektiğini basit bir şekilde ortaya koyuyor. Anayasayı yapacağız, iyi güzel de CHP ve diğerleri ‘statüko dursun’ diye anayasanın değişmesi için bir gayret göstermediler, destek olmadılar, köstek oldular. Doğru. Ama ben ve arkadaşlarım 12 Eylül referandumunda ‘evet’ diyerek hiç olmazsa milletin önünün açılması için destek olduk. Dedik ki ‘Evet diyoruz ama 12 Eylül sabahına yeni bir anayasa yapılmasını istiyoruz.’ O günden beridir yeni bir anayasa yapılması için gereçlerimizi söylüyoruz. Ne yazık ki iktidar partisi bu kadar büyük ‘evet’e rağmen yeni bir anayasa yapılması için bugüne kadar 8 ay beklemiş, sonradan bir kıpırdanma oluyor. Şimdi diyorlar ki ‘Bize oy verin anayasayı yapalım, anayasayı yapacak çoğunluğu verin.’ 2002’de anayasayı yapacak çoğunluğu verdik, 2007’de anayasa yap bir daha 367’ye takılma bir daha 27 Nisan olmasın diye bu millet yüzde 47’ye kadar oy verdi. 2007’den 2010 yılına kadar anayasayı ağzınıza bile almadınız. Niçin 2010’un 12 Eylül’ünden sonra, referandumdan sonra yeni anayasanın yapılması için 8 ay beklediniz? İşte aramızdaki fark budur. Anayasayı öyle partiler falan yapmayacak. Anayasayı siz yapacaksınız, halk yapacak, Türkiye yapacak.”

-12 EYLÜL İLE HESAPLAŞMAK”-

12 Eylül ile hesaplaşmanın”, sadece ve sadece 12 Eylül’ün 90 yaşındaki komutanı Kenan Paşa’yı mahkeme önüne çıkartmak olmadığını savunan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
12 Eylül ile hesaplaşmak 28 Şubat ile hesaplaşmaktır, 27 Nisan’la hesaplaşmaktır, 27 Mart ile hesaplaşmaktır ve 12 Eylül’ün sistemini çöp tenekesine atmaktır. İşte birileri ihtilallerden medet umuyor, iktidar partisi de ihtilallerin karşısındaymış gibi duruyor. HAS Parti de diyor ki, ‘Gelin 12 Eylül’ün sistemini çöp tenekesine atalım, 12 Eylül siyasi partiler yasasını değiştirelim, 12 Eylül seçim yasasını değiştirelim, 12 Eylül sendikalar yasasını değiştirelim, 12 Eylül toplu sözleşme yasasını değiştirelim, gelin halkı egemen kılalım, gelin Yozgatlıyı 4 yıldan 4 yıla oy veren basit bir figüran olmaktan çıkartalım, Yozgatlı sadece Yozgat’ın değil tüm Türkiye’nin, sistemin ve bu ülkenin sahibi olsun. İşte HAS Parti bunu ortaya koyuyor.”

-İŞSİZLİK SORUNU-

Kurtulmuş, Türkiye’de emekle, alın teriyle geçinenlerin asgari ücrete mahkum edildiğini savunarak, Türkiye’de halkın yüzde 95’inin borçlu hale geldiğini söyledi.
Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:
”Kapılarımızın önüne kömür koyuluyor, kapılarımızın önüne makarna, buğday konuluyor, okula gönderdiğimiz çocuklar için yardım veriliyor, yeşil kart dağıtılıyor, artık kaymakamlıklarda ‘Yeşil Kart Bürosu’ diye bürolar kurulmuş. Bütün bunların hepsini ben iktisat profesörüyüm, iktisadı da iyi bildiğimi zannediyorum, bunların hepsini alt alta topladık 54,6 milyar lira. Kime verilmiş? 75 milyonun yoksuluna, fukarasına, garibine. Bu 8 yıl içerisinde hiçbir şey üretmeyen, halkın menfaati için kılı kıpırdamayan 16 bin aileye iç borç faizi diye ne vermişler? 620 milyar lira vermişler. 16 bin kişiye 620 milyar lira, 75 milyon insana 54.6 milyar lira. Buna ne derler biliyor musunuz? (Kurt yapmaz bu taktimi kuzulara şah olsa.)”

Hiç yorum yapılmamış!

YORUM YAP

İsim:
Email:
Site:
Yorum: